Türk Pediatri Kurumu

Prof Dr Emel Gür'ün güzel yazısı: Çocuk ve Çevre PDF Yazdır e-Posta
Çocuklarımızı seviyorsak onlara yaşanılır bir dünya yaratmak ve korumak için çabalamalıyız. Bu konuda Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr Emel Gür'ün Türk Pediatri Kurumu adına yazdığı yazı okunmaya değer. Çevre ve Çocuk Sağlığı İnsanoğlu ana rahmine düştüğü andan itibaren, tüm yaşamı boyunca çevre ile etkileşim halindedir. Özellikle çocuklar, sürekli bir büyüme ve gelişme içinde olduklarından bu etkileşimden daha fazla oranda etkilenirler. Çocukların yetişkinlere oranla daha fazla solumaları, vücut ağırlıklarına oranla vücut yüzeylerinin daha fazla olması, vücut ağırlıklarına göre daha fazla oksijen, sıvı ve besin tüketmeleri çevresel etkenlere daha fazla maruz kalmalarına neden olmaktadır. Ayrıca toz ve topraklı alanlarda oynamaları, meraklı, bilinçsiz ve savunmasız olmaları nedeniyle erişkinlere göre daha riskli bir konumdadırlar. Dünyada her yıl, çoğu gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere 14 yaş altında 5 milyondan fazla çocuk çevresel sorunlardan kaynaklanan hastalıklar nedeniyle kaybedilmekte, çok sayıda çocuk özürlü olarak yaşamını sürdürmektedir. Henüz ana rahminde, annenin sağlığı ve beslenmesinden büyük oranda etkilenen bebek, annenin çevresinden kaynaklanan virüs, ilaç, radyasyon, kimyasal etkenlerle karşı karşıya kalmaktadır ve bu nedenle düşük, ölü doğum, anomali, düşük doğum ağırlığı, erken doğum, erken ya da geç dönemde sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir. Tüm doğumların %2-3’ünde bebekler doğuştan gelişim bozukluğu ile doğmaktadır. Bunların %5-10’unun nedeni radyasyon, virüs ve çeşitli kimyasal etkenlerdir. Doğumdan sonraki çevre, bebeğin annesiyle birlikte yaşadığı kapalı ortamdır. Bebek, sıklıkla yetersiz havalandırılmış, kalabalık bir ortamda yaşamını sürdürmekte, kirli hava, sağlıksız su, yetersiz hijyen gibi nedenlerle solunum yolu enfeksiyonları, ishal gibi çocuk ölümlerine neden olabilen hastalıklara oldukça sık oranda yakalanmaktadır. Son on yılda çocuk ve gençlerde astım oranları hızla artmaktadır. Dış ortam hava kirliliği ve kapalı ortam hava kirliliği solunum yolu hastalıklarını kolaylaştırmaktadır.Sigara önemli bir kapalı ortam kirleticisidir. Gelişmekte olan ülkelerde her yıl meydana gelen 4 milyon ölümde hava kirliliği önemli bir etkendir. Kentsel alanlarda yaşamakta olan iki milyar insanın yarısı ,havada kükürt dioksit değerinin tehlike sınırını aştığı ülkelerde yaşamaktadır. Ayrıca, sanayi kuruluşlarından ve taşıtlardan havaya yayılan kurşunun çocuklarda kansızlık, davranış değişiklikleri, zihinsel gerilik gibi sorunlara yol açtığı bilinmektedir. İçme ve kullanma suyundaki kirleticiler, doğrudan ya da su ve toprak kirliliğine bağlı besin kirliliği özellikle çocuklara önemli oranda zarar vermektedir.Çocukluk dönemi boyunca, sağlıksız içme suyu, yetersiz gıda hijyeni, yetersiz çöp toplama sistemi, insan dışkısının güvensiz ve yetersiz imhası nedeniyle, başlıca bulaşıcı sarılık, dizanteri, tifo,kolera ve paraziter hastalıklar görülmektedir. Dünyada beş yaş altı ölümlerin en büyük nedenlerinden biri olan ishalden her yıl bir buçuk milyon çocuk kaybedilmektedir. Kimyasal maddelerin giderek artan miktarlarda üretimleri sonucu ev, okul, oyun alanları ve çevrede çocuklar için çok sayıda kimyasal tehlike vardır. Özellikle kentsel alanlarda sorun teşkil eden endüstriyel kirlilik, toksik atıklar, kimyasal ve organik kirleticiler nedeniyle çocukların fiziksel, nöromotor ve psikososyal gelişimleri olumsuz yönde etkilenebilmektedir. Ayrıca, tarım ilaçları, su kaynakları ve besinleri kirleterek sağlığa büyük oranda zarar vermektedir. Radyasyon kirliliği ise doğuştan gelişim bozukluğu ve kanserin önemli nedenlerindendir. Güvensiz ev ortamı, oyun alanlarının yetersiz oluşu, tedbirsizlik nedeniyle çok sayıda yaralanma, boğulma, yanık v.s vakaları görülmektedir.Dünyada her yıl 15 yaşın altında yaklaşık yedi yüz bin çocuk kaza ve zehirlenmeler nedeniyle ölmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde her beş-on çocuktan biri en az yılda bir kez kazaya maruz kalmaktadır.Çok sayıda çocuk ise sakat kalmaktadır. Ozon tabakasının delinmesi, küresel iklim değişiklikleri, denizlerde su seviyesinin yükselmesi, ormanların yok edilmesi, erozyon yalnızca insanlar değil, tüm canlılar için potansiyel çevresel tehlikelerdir. Sosyal çevrenin de çocuklar üzerinde önemli etkileri vardır. Annelerin eğitim düzeylerinin düşük olması, sağlığa zarar veren sosyokültürel etmenler, düşük ekomomik düzey, sağlık kuruluşunun uzak mesafede olması, sosyal desteğin yetersiz oluşu gibi faktörler, çocuk sağlığını önemli oranda etkilemektedir. Hava kirliliğine karşı gerekli önlemleri alınması, sağlıklı su kaynaklarına erişimin sağlanması, evlerde güvenli su depolanması, içme sularının flor, kurşun, arsenik yönünden incelenmesi, el yıkama alışkanlığının yerleştirilmesi, okullarda tuvaletlerin yeterli olması, çevre sağlığı konusunda alınabilecek önlemler arasındadır. Yeterli sanitasyonun sağlanması, çöp toplama sistemlerinin yeterli olması, tarım ilaçları ve kimyasal maddelerin kontrollü bir şekilde kullanımı,radyasyon tehlikesine karşı gerekli önlemlerin alınması konusunda duyarlı olunmalıdır. Kaza ve zehirlenmeler konusunda mevcut yasaların uygulanması sağlanmalı, koruyucu tedbirler konusunda eğitim verilmeli, kimyasal maddeler (ilaçlar, temizlik maddeleri, çözücüler, böcek ilaçları v.s) çocukların açamayacağı, etiketlenmiş kutularda, çocukların ulaşamayacakları yerlerde saklanmalıdır. Çocuklar için yeterli ve güvenli oyun alanları düzenlenmelidir. Tüm olumsuz çevresel faktörlerin kontrol altına alarak oluşturulacak “Çocuk Dostu Çevreler” , insanların dikkatini bu konuya çekecek, toplumlarda çevre bilincinin ve duyarlılığının oluşmasına yol açacak ve dolayısıyla gelecek kuşaklara daha güzel bir dünya bırakmanın temelleri atılmış olacaktır. Unutmayalım ki! Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık. Türk Pediatri Kurumu Adına... Prof. Dr. Emel Gür İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları A.B.D Sosyal Pediatri Bilim Dalı